Sürekli Yeme İsteğine Nasıl Karşı Koyulur?

Sürekli Yeme İsteğine Nasıl Karşı Koyulur?
Yayınlama: 25.12.2023
24
A+
A-

Bazı insanlar ne kadar yemek yese de hala kendini aç hissediyor. Sürekli yeme ihtiyacıyla baş edemiyorlar. Çözüm ise, buna yol açan tetikleyicilerden uzak durmaktan geçiyor.

“Ne kadar yesem de bir türlü doymuyorum”, “Hep aç hissediyorum”, “Yemek yeme isteğime karşı koyamıyorum”… Benzeri cümleleri kuran ve yeme isteğine bir türlü karşı koyamayan çok sayıda insan var. Sürekli yeme isteği, özellikle obezitenin her geçen gün arttığı günümüzde giderek büyüyen bir sorun haline geliyor.

Peki bazı insanlar neden sürekli yemek yeme isteği duyuyor? Bu sorunun tek bir yanıtı yok… Gerek psikolojik gerekse fizyolojik pek çok sebebi var. Örneğin stres, sıkıntı, yalnızlık hatta öfke gibi olumsuz duygular kişilerde sürekli yeme isteği doğuruyor. Tabii bu işin psikolojik boyutu…

Karşı konulamaz yeme isteğinin bir de fizyolojik boyutu var ki, bunu tetikleyen pek çok faktör bulunuyor. Hormonal sebepler, leptin ve insülin direnci bunlardan birkaçı… Sürekli yeme isteğinin sebeplerini ve çözüm yollarını Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz’le konuştuk.

Fizyolojik nedenlere bağlı olarak kandaki glikoz seviyesinin düşmesi sonucunda açlık hissi ve buna bağlı olarak besin tüketme isteği oluşuyor. Bunun dışında psikolojik nedenlere bağlı sebeplerle vücudun ihtiyacı olmasa da dürtüsel olarak yeme isteği gelişebiliyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz

Fizyolojik ve psikolojik nedenler ön planda

Beslenme, her canlının yaşamını sürdürebilmesi için bir ihtiyaç. Bu noktada önemli olan sağlıklı ve kararında beslenebilmek. Çünkü beslenmenin azı kadar fazlası da pek çok sağlık sorununa davetiye çıkarıyor.

Bazı insanlar ise sürekli açlık hissettiği için durmadan yemek yiyor. Peki buna ne yol açıyor? “Açlık fizyolojik ve psikolojik olarak ikiye ayrılıyor” diyerek söze başlayan Doç. Dr. Akyüz şöyle devam ediyor:

“Fizyolojik nedenlere bağlı olarak kandaki glikoz seviyesinin düşmesi sonucunda açlık hissi ve buna bağlı olarak besin tüketme isteği oluşuyor. Bunun dışında psikolojik nedenlere bağlı sebeplerle vücudun ihtiyacı olmasa da dürtüsel olarak yeme isteği gelişebiliyor. Bireyin sürekli yeme istediğinin altında hormonel nedenler olabileceği gibi stres, anksiyete, uykusuzluk gibi durumlar da etkili olabiliyor.”

Grafik: TRT Haber[Grafik: TRT Haber]

Aşırı yemek yeme isteğini neler tetikliyor?

Çevresel etkenler de aşırı yeme isteğinin uyanmasında etkili rol oynuyor. Doç. Dr. Akyüz, “Günümüzde yağ, şeker ve lezzet ögeleri artırılmış yiyecekler sıklıkla tok hissettiklerinde bile yemek yemeye neden olabiliyor” diyerek şunları anlatıyor:

“Bu besinlerin tüketilmesi fizyolojik olmayan bir biçimde aşırı yemeyi veya sürekli atıştırma hissini tetikliyor. Bir besini görme, koklama ve reklamlarda izleme gibi çevresel tetikleyiciler veya stres, duygu durumu değişiklikleri, çocukluktan gelen ödüllendirici deneyimler gibi tetikleyiciler bu durumun temelini oluşturabiliyor. Özellikle ana öğünler dışında tercih edilen yiyecekler; örneğin şeker ve şekerli yiyecek-içecekler, işlenmiş gıdalar, bazı gıda katkı maddelerinin sık tüketimi bu tetikleyicilerden bazıları.”

Dengesiz beslenme, protein ve yağdan kısıtlı beslenme, yetersiz su tüketimi, öğün aralarının uzun olması, yeterince uyumamaya ve strese bağlı iştah hormonlarındaki dengesizlik, leptin direnci, insülin direnci, rafine besin tüketiminin fazla olması, posalı besinleri yeteri kadar tüketmeme gibi birçok etken de sürekli atıştırma isteğini artıran nedenler arasında yer alıyor.

Grafik: TRT Haber[Grafik: TRT Haber]

Davranış değişikliğiyle çözüm bulunabilir

Neyse ki sürekli yeme isteği çözümsüz bir sorun değil. “Öncelikle stres kontrolünü ve uyku düzenlerini sağlamaya yönelik davranış değişiklikleri yapmaları gerekiyor” diyen Doç. Dr. Akyüz, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İnsanlar bir şeyler atıştırmayı istediklerinde nefes egzersizleri yapabilir, müzik dinleme, sohbet etme gibi kendilerine keyif veren aktivitelere yönelebilirler. Bu bireyler su içme davranışlarını artırmalı ve bir şey yemeden önce ilk olarak su içmeye yönelmelidirler. Bunlara ek olarak tüm besin gruplarından dengeli bir beslenme planı oluşturmak sürekli yeme durumunun önüne geçmeye yardımcı olacaktır.”

Ancak sorun eğer fizyolojik değilse; yani duygusal veya dürtüsel açlık gibi yeme bozukluğuna bağlı sürekli yeme isteği varsa, Doç. Dr Akyüz’ün tavsiyesi uzman bir diyetisyen, psikolog veya psikiyatrdan destek alınması yönünde.
 

Instagram hesabımız için TIKLAYINIZ
Facebook hesabımız için TIKLAYINIZ

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.